Başına gelen eziyetler artıyor değil mi?Buğdayı başak olsun diye toprağa attılar.Değirmende un olsun diye ezdiler.Ekmek oldu.Dişleri ile ezdiler.Ezil ki can olasın.Can veresin.
Hz.MEVLANA
26 Eylül 2011 Pazartesi
Hz.MEVLANA
Günün Sözü
Dikenden
gül bitiren kışıda bahar haline döndürür.
Selviyi hür bir halde yücelten,
Kederi de sevinç haline sokabilir...
“Hz. Mevlana...”
Selviyi hür bir halde yücelten,
Kederi de sevinç haline sokabilir...
“Hz. Mevlana...”
23 Eylül 2011 Cuma
21 Eylül 2011 Çarşamba
EVLİLİK
Bir baba evlenmek üzere olan oğluna tavsiyelerde bulunuyormuş.
"Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.
Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine.
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
"Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.
"Son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.
Mutfağı ve yemek yapmayı bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine.
Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup üçünün de altını yakmış.
"Şimdi, istediğim her şeyden iki tane vereceksin bana" demiş oğluna.
Günün Sözü
“Gönlüm dilime dargın, dilim gönlüme,
Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime,
Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme...”
~ Hz.Mevlana
Gönlüm duygularını anlatamadığı için kızarken dilime,
Dilim anlatamayacağı şeyleri düşündüğü için kızıyor gönlüme...”
~ Hz.Mevlana
Ey Resulullah! Neden herkesten çok Ali' yi seversin?
Ey Resulullah!
Neden herkesten çok Ali' yi seversin?
... Hz.Peygamber:
Neden çok sevdiğimi anlatayım mı?
-Anlat derler
Peygamber sorar:
-Sizlere sormak isterim; birisi size kötülük yapsa ne yaparsınız?
-İyilik yaparız efendim derler
Hz.Peygamber:
-Yine kötülük yaparsa?
-Yine iyilik yaparız
Neden herkesten çok Ali' yi seversin?
... Hz.Peygamber:
Neden çok sevdiğimi anlatayım mı?
-Anlat derler
Peygamber sorar:
-Sizlere sormak isterim; birisi size kötülük yapsa ne yaparsınız?
-İyilik yaparız efendim derler
Hz.Peygamber:
-Yine kötülük yaparsa?
-Yine iyilik yaparız
20 Eylül 2011 Salı
Günün Sözü
"Aptallar bütün hayatları boyunca akıllı kişilerle gezseler bile gerçekleri öğrenemezler hiç, kaşık çorbanın lezzetini alabilir mi?"
19 Eylül 2011 Pazartesi
Umut
Bir padişah, iki adamı ölüme mahkum etmiş.
Padişahın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi, " Hayatını bağışlarsa bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini " söylemiş..
Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden Padişah bunu kabul etmiş..
Padişahın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi, " Hayatını bağışlarsa bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini " söylemiş..
Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden Padişah bunu kabul etmiş..
Ömer Hayyam
Tertemiz geldik yokluktan kirlendik;
Sevinçle geldik dünyaya, dertlendik.
Ağladık, sızladık, yandık, yakındık:
Yele verdik ömrü, toz olup gittik.
Sevinçle geldik dünyaya, dertlendik.
Ağladık, sızladık, yandık, yakındık:
Yele verdik ömrü, toz olup gittik.
17 Eylül 2011 Cumartesi
Sokrates Testi
Bir gün bir tanıdık büyük filozofa rastladı ve dedi ki,'' Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ? '' Bir dakika bekle diye cevap verdi Sokrat. Bana bir şey söylemeden evvel senin kücük bir testten geçmeni istiyorum.
Samsung Galaxy yeni tablet
| Berlin'de düzenlenen IFA 2011 fuarında Samsung, 7.7 inçlik ekran boyutuna sahip yeni tableti Galaxy Tab 7.7'yi tanıttı. | ||||||
Japon Sorusu
Saygin bir firmada yönetim, ise girmek isteyenlere bir soru
sormus ve soruya en uygun cevabi veren kisiyi ise almislar. Bu soruda
dogru veya yanlis cevap diye bir sey yok, sadece düsünce sistemi
önemli.
Soru şu:
Karanlik yagmurlu bir gece, yagmur yagiyor, firtina var, gök
gürlüyor ve siz sabaha karsi 02.00' de tek basiniza issiz bir yolda arabaile gitmektesiniz. Arabaniz iki kisilik.
Biraz ilerde otobüs duraginda 3 kisi bekliyor.
sormus ve soruya en uygun cevabi veren kisiyi ise almislar. Bu soruda
dogru veya yanlis cevap diye bir sey yok, sadece düsünce sistemi
önemli.
Soru şu:
Karanlik yagmurlu bir gece, yagmur yagiyor, firtina var, gök
gürlüyor ve siz sabaha karsi 02.00' de tek basiniza issiz bir yolda arabaile gitmektesiniz. Arabaniz iki kisilik.
Biraz ilerde otobüs duraginda 3 kisi bekliyor.
Günün Sözü
"İstediğin kadar inançlıyım de namaz kıl, sadaka ver. Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin."
15 Eylül 2011 Perşembe
Japonların biz türkler hakkındaki tespiti
Bir Japon, Istanbul'da geçirdigi bir haftanin sonunda fikri soruldugunda
sunlari söylüyor:
Türkler'in evine gittiginizde, tanimasalar da buyur ediyorlar. Siz oturmadan kimse oturmuyor.
Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor. En iyi yere sizi oturtuyorlar. Siz yemege baslamadan kimse baslamiyor. Zorla her yemekten tattiriyorlar. Siz kalkmadan kimse, evin çocugu bile sofradan kalkmiyor.Çay, kahve, meyve, ikram bitmiyor.
sunlari söylüyor:
Türkler'in evine gittiginizde, tanimasalar da buyur ediyorlar. Siz oturmadan kimse oturmuyor.
Siz sofraya geçmeden kimse geçmiyor. En iyi yere sizi oturtuyorlar. Siz yemege baslamadan kimse baslamiyor. Zorla her yemekten tattiriyorlar. Siz kalkmadan kimse, evin çocugu bile sofradan kalkmiyor.Çay, kahve, meyve, ikram bitmiyor.
İddaa'dan 1000 tane seyyar bayilik
Sabır
Çin Bambu ağacının yetişmesi, olumlu ısrar için güzel bir örnektir.
Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:
Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.
Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.
Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez.
Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.
Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.
Çinliler bu ağacı şöyle yetiştirir:
Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.
Birinci yıl tohumda herhangi bir değişiklik olmaz.
Tohum yeniden sulanıp gübrelenir. Bambu ağacı ikinci yılda da toprağın dışına filiz vermez.
Üçüncü ve dördüncü yıllarda her yıl yapılan işlem tekrar edilerek bambu tohumu sulanır ve gübrelenir.
Fakat inatçı tohum bu yılda da filiz vermez.
Okunmaya Değer Hikaye-Gökdelenin Boyu
Bu soru Kopenhagen` daki bir Üniversitenin fizik sınavından alınmıştır: "Bir gökdelenin yüksekliğini barometre ile nasıl bulursunuz, anlatınız."
Öğrencilerden birinin cevabı :
" Barometrenin ucuna bir ip bağlarsınız. sonra gökdelenin tepesinden asıp sallarsınız. Barometre yere değdiğinde ipin boyuyla barometrenin boyunun toplamı gökdelenin yüksekliğini verecektir."
Öğrencilerden birinin cevabı :
" Barometrenin ucuna bir ip bağlarsınız. sonra gökdelenin tepesinden asıp sallarsınız. Barometre yere değdiğinde ipin boyuyla barometrenin boyunun toplamı gökdelenin yüksekliğini verecektir."
Atatürk ilkeleri gitti!!!
Milli Eğitim Bakanlığı Kanun Hükmünde Kararname ile yeniden yapılandırıldı.
32 birim 17’ye indirildi, bakanlık tüm yöneticileri görevden aldı. Bakanlığın “Atatürk milliyetçiliğine bağlı vatandaş yetiştirme ve “Milli Güvenlik Siyaseti’ne bağlı olma” kuralı kaldırıldı
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, göreve geldikten 3 ay sonra bakanlığa neşteri vurdu. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren KHK ile, “Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılarak, bakanlık merkez teşiklatlanması yeniden yapılandırıldı. Yapılan değişiklik ile bakanlığın görevleri arasından “Atatürk Milliyetçiliği’ne, laik sosyal hukuk devletine bağlı vatandaş yetiştirme” çıkartılırken, Bakan’ın görevleri arasında yer alan “milli güvenlik siyasetine” bağlı olma şartı da yeni KHK’da yer almadı. Yapılan düzenlemede dikkat çeken diğer unsurlar özetle şöyle:
13 Eylül 2011 Salı
Dertsiz Çoban
Adamın birisi, bir gün, durup dururken kör olmuş. Çaresiz bir şekilde doktor doktor dolaşmaya başlamış. Ancak gittiği tüm doktorlar adamın neden kör olduğunu “Gözlerinde bir hastalık yok ama görmüyorsun, biz senin durumundan bir şey anlayamadık ” diyerek cevap verip adamı tedavi edememişler…
Doktorlardan umudunu kesen adam, derdine çare aramak için dünyayı dolaşmaya başlamış…
Gittiği bir dergahta kör adama;
“bak efendi, sen bu derdinden kurtulmak istersen, hayatta hiçbir derdi olmayan bir adam bulacaksın, onun üzerindeki gömleği gözlerine süreceksin, böylece gözlerin tekrar görmeye başlayacak” denmiş.
Doktorlardan umudunu kesen adam, derdine çare aramak için dünyayı dolaşmaya başlamış…
Gittiği bir dergahta kör adama;
“bak efendi, sen bu derdinden kurtulmak istersen, hayatta hiçbir derdi olmayan bir adam bulacaksın, onun üzerindeki gömleği gözlerine süreceksin, böylece gözlerin tekrar görmeye başlayacak” denmiş.
Günün Sözü
"Düzenim bozulur,
Hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme.
Nereden bilebilirsin
Hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"
Şems-i Tebrizi
Hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme.
Nereden bilebilirsin
Hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?"
Şems-i Tebrizi
11 Eylül 2011 Pazar
Pazar fıkraları
Çoktandır fıkra yazmıyoruz, oysa öyle fıkralar var ki, kiminin yakası açılmadık, kiminin de yakası açıldı mı bir daha kapanmıyor.
Şeytan taşlanıyormuş, sıraya girmişler, herkes eteğindeki, kucağındaki taşları şeytana fırlatıyormuş...
Sıra birine gelmiş, adam her attığında şeytanın bir yerini vuruyormuş, en acımasız...
Şeytan bir ara doğrulup koşup gelmiş:
“Ayıp yahu, kanka değil miyiz?”
Akrabanın akrabaya ettiğini, kanka etmezmiş, akrebin günahına girmişler, akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez diyerek...
* * *
Köy halkı susuzluktan kıvranıyormuş, bir damla yağmur düşmemiş...
Nefesi kuvvetli bir hocayı çağırıp yağmur duasına çıkarmışlar, nafile, yine yağmur yok, yağmur değil bulut bile yok!
Dönerken hoca “Sizin köye yağmur yağmaz!” demiş:
“Niye?”
“İnancınız yok da ondan. Eğer inancınız olsaydı, yağmur duasının yağmur getireceğine inanır, yanınıza şemsiye alırdınız...
Hiçbirinizin şemsiyesi yok!”
Çevrenize bakın, inancım tamam diyen kaç kişinin şemsiyesi var?
* * *
Şeytan taşlanıyormuş, sıraya girmişler, herkes eteğindeki, kucağındaki taşları şeytana fırlatıyormuş...
Sıra birine gelmiş, adam her attığında şeytanın bir yerini vuruyormuş, en acımasız...
Şeytan bir ara doğrulup koşup gelmiş:
“Ayıp yahu, kanka değil miyiz?”
Akrabanın akrabaya ettiğini, kanka etmezmiş, akrebin günahına girmişler, akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmez diyerek...
* * *
Köy halkı susuzluktan kıvranıyormuş, bir damla yağmur düşmemiş...
Nefesi kuvvetli bir hocayı çağırıp yağmur duasına çıkarmışlar, nafile, yine yağmur yok, yağmur değil bulut bile yok!
Dönerken hoca “Sizin köye yağmur yağmaz!” demiş:
“Niye?”
“İnancınız yok da ondan. Eğer inancınız olsaydı, yağmur duasının yağmur getireceğine inanır, yanınıza şemsiye alırdınız...
Hiçbirinizin şemsiyesi yok!”
Çevrenize bakın, inancım tamam diyen kaç kişinin şemsiyesi var?
* * *
Sümela’nın şifresi Te.mel
Trabzon’un en köklü ve zengin ailelerinden Yücesoy’ların Zuhal’e aşıktır ama babası Hıdır Yücesoy, kızını Temel’e vermez. Temel, sevdiği kızı da alamayınca yıkılmıştır. Tam bu sırada, arkadaşı Turgay’ın Sümela Manastırı‘nın çatısına çıkarak intihar etmeye kalkıştığı haberini alır. Arkadaşını intihardan vazgeçirmek üzere Sümela Manastırı’nın çatısına çıkar. Ancak kendisi intihar etmeye karar verir. Polisler tarafından aşağıya indirilen Temel, polisin, ‘Sümela’ya hazine aramak için çıksanız anlayacağım, intihar için çıkılır mı?’ diye sormasıyla birlikte Sümela’daki olası hazineye odaklanır. Temel’in tek hedefi artık Sümela’nın şifresini çözüp kutsal hazineyi bularak, hem sevdiği kızı almak hem de herkese kendini ispatlamaktır.”
Günün Sözü
"Açlıktan ölmek üzere bulunan bir köpeği kurtarınız,
sizi ısırmayacaktır. İnsan ile köpek arasındaki tek fark budur."
10 Eylül 2011 Cumartesi
İnternetin yeni fenomeni : Tumblr
YouTube, Facebook, Twitter, Groupon derken sanal alem şimdi de Tumblr çılgınlığı yaşıyor
Dört yıl önce kurulan ama son altı ayda yıldızı parlayan internetin yeni fenomoniTumblr için ünlü yatırımcılar kesenin ağzını açtı. 25 yaşındaki David Karp'ın kurduğu Tumblr, 27.8 milyon 'günlük' ağırlıyor
PlayStation TV
Sony, oyun dünyasının 3D'ye sahip çıkacağını düşünüp Playstation markalı 3D televizyonlarını ön siparişe açtı
Sony, Playstation markasını şimdi de televizyonlara taşıyor. Hem de oldukça ucuz bir fiyata...3D televizyonlar piyasaya çıkalı yeterince uzun zaman oldu ancak beklenilen etkiyi halen gösterebilmiş değil. Bu durumun önüne geçmek isteyen Sony, oyun dünyasının 3D'ye sahip çıkacağını düşünüp Playstation markalı 3D televizyonlarını ön siparişe açtı. Hatırlayacağınız gibi bu televizyonlar bu yıl E3 fuarında tanıtılmıştı.
ESKİDEN..
Eskiden...
Çember çevrilir,
Su musluktan içilir,
Ağaçlara tırmanılırdı.
Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı.
Kızlara ninelerinin,erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur,
Hikayeler okunurdu.
Komşuda pişen,
Bize...
Bizde pişen komşuya düşerdi.
Geceler ayaz,
Çember çevrilir,
Su musluktan içilir,
Ağaçlara tırmanılırdı.
Bebekler bezden,
Silahlar tahtadan,
Resimler kömür karasından yapılırdı.
Kızlara ninelerinin,erkeklere dedelerinin
İsimleri konulur,
Hikayeler okunurdu.
Komşuda pişen,
Bize...
Bizde pişen komşuya düşerdi.
Geceler ayaz,
Psikopat//Keit Ablow
On iki ceset, on iki eyalet. Kimsenin bilmediği şey ise, "Otoban Katili"nin, sahte bir güvenlik duygusu yaratarak, kurbanlarının aklını çelen ve onların en karanlık ve en gizli sırlarını, mucizevî bir şekilde kavrayan yetenekli bir psikiyatrist olduğudur. O, aynı zamanda hem kurbanlarının günah çıkardıkları bir papaz, hem de onların cellâdı rolünü üstlenir. Katil, The New York Times´a bir mektup yazarak, ünlü adli psikiyatrist Frank Clevenger´ı, gazetenin ilk sayfasında yayımlanacak ve sadece gerçekleri anlatan mektuplarının takası aracılığıyla, kendisini tedavi etmeye çağırır ve zihninin yarattığı insanlık dışı duygularını Clevenger´a, onu iyileştirecek cesarete sahip -ya da bunu denerken ölecek- tek kişiye açar.
...Mutluluk....
Evini bir
parti sonrası temizlemek için uğraşıyorsan;
Bir çok arkadaşın var demektir.
Faturalarını ödeyebiliyorsan;
Bir işin var demektir.
Pantolonun biraz sıkıyorsa;
Aç kalmıyorsun demektir.
Bir çok arkadaşın var demektir.
Faturalarını ödeyebiliyorsan;
Bir işin var demektir.
Pantolonun biraz sıkıyorsa;
Aç kalmıyorsun demektir.
9 Eylül 2011 Cuma
8 Eylül 2011 Perşembe
DOST BİRİKTİRMEK
Dostluk nedir?
Herhalde bir gösteriş,
birine, aynı cinse, kadınsan
erkeğe, erkeksen kadına karşı
kendini beğendirme çabası, bir moda,
bir gelgeç ruh hali değil... Sempati.. İlgi..
Bağlılık.. Yüceltme.. Taçlandırma...
Sorumluluk duyma.. Yürekten
algılama. Bakışlarla anlaşma.
Ses tonuyla destek verme.
Kesintisiz ilişki..
Kayıp olmaz, yitmez.
Yoktan var olmaz bir duygu.
Herhalde bir gösteriş,
birine, aynı cinse, kadınsan
erkeğe, erkeksen kadına karşı
kendini beğendirme çabası, bir moda,
bir gelgeç ruh hali değil... Sempati.. İlgi..
Bağlılık.. Yüceltme.. Taçlandırma...
Sorumluluk duyma.. Yürekten
algılama. Bakışlarla anlaşma.
Ses tonuyla destek verme.
Kesintisiz ilişki..
Kayıp olmaz, yitmez.
Yoktan var olmaz bir duygu.
Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bitiyor mu?
Binlerce Sosyal Bilgiler Öğretmeni işsiz, bu konuda ortak tepkiler çoğalıyor tepkilerden biri:
Resmi verilere göre branş bazında KPSS ye giren kişi sayısına baktığımızda Sosyal Bilgiler 18.080 sayısıyla bütün branşları geride bırakarak en üst yığılma oranına ulaşmıştır.
Buna karşılık branşımıza verilen kontenjana baktığımızda yığılmanın tam aksine 245 gibi hali içler acısı bir sayıya layık görülmüştür.
Atanamayan Öğretmenler 18 Eylül Pazertesi Saat 18:30 da Taksim Meydanında buluşuyor
OKULLARI 18 EYLÜL PAZAR GÜNÜ AÇIYORUZ. NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ BİZ HALA ATAMA BEKLİYORUZ. BUNUN İÇİN İLK DERSİMİZİ VERMEK ÜZERE SİZLERİ DE TAKSİM MEYDANINA BEKLİYORUZ. HERKES RESMİ KIYAFET İLE ALANA GELECEKTİR!!!
HAYATTAN SOĞUTAN ŞEYLER :)
-Sınavdan 90 alıp neden 100 almadım diyip ağlayan arkadaş
-Minibüsde otobüste senin oturduğun yerin yanına gelip bakışlarıyla senin yerini almaya çalışan yaşlı teyzeler .
-Cips ile kolanı hazırlıyıp zevkle koltuğa oturduğun anda kumandanın başka koltukta olduğunu farketmek .
-Yolda yürürken sakıza basmak .
-Tırnağın kırılması .
-Sertap Erener'li Turkcell Reklamları .
-Çok uzun bir mesaj yazarken şarjın bitip telefonun kapanması .
-Minibüsde otobüste senin oturduğun yerin yanına gelip bakışlarıyla senin yerini almaya çalışan yaşlı teyzeler .
-Cips ile kolanı hazırlıyıp zevkle koltuğa oturduğun anda kumandanın başka koltukta olduğunu farketmek .
-Yolda yürürken sakıza basmak .
-Tırnağın kırılması .
-Sertap Erener'li Turkcell Reklamları .
-Çok uzun bir mesaj yazarken şarjın bitip telefonun kapanması .
ÖĞRETMEN İSTİHDAM POLİTİKAMIZ
BLOOMBERG TV’YE KATILAN GENEL BAŞKAN İSMAİL KONCUK ÖĞRETMEN AÇIĞINI DEĞERLENDİRDİ
Öğretmen atama problemi gün geçtikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Bununla ilgili yeni projeler geliştirmek lazım. Özel sektörü adres göstermenin doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Özel sektörde iş bulma imkânı ve çalışma şartları vahim şuanda. Eğitim öğretimde özel sektör dediğimiz zaman aklımıza dershaneler, etüt merkezleri ve özel okullar geliyor. Özel okullarda ve dershanelerde öğretmenler sömürülüyor.
Gelecekte revaçta olacak meslekler
Ergonomi Mühendisliği: Modern ergonomi bilimi çalışanların verimini ve kapasitesini arttırmayı amaçlayan çağdaş bir bilim dalı. Ergonomi mühendisleri, çalışanların verimini arttırmak için ergonomik ortamlar geliştirir. Finans kurumları ve endüstri kuruluşları ergonomi mühendislerinin çalışabileceği önemli alanlar.
Tasarım Mühendisliği: Uluslararası rekabette artık kalitesiz ürünün yerinin olmadığı ortada. Bu noktada devreye giren tasarım mühendisleri çalıştıkları firmaların ürünlerini dış veya iç pazar ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yeniden tasarlama noktasında önemli bir rol üstleniyor.
Tasarım Mühendisliği: Uluslararası rekabette artık kalitesiz ürünün yerinin olmadığı ortada. Bu noktada devreye giren tasarım mühendisleri çalıştıkları firmaların ürünlerini dış veya iç pazar ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yeniden tasarlama noktasında önemli bir rol üstleniyor.
Bijitürk - Yılmaz ÖZDİL
Israrla soruyorsunuz... Tunceli’de halı sahada futbol oynarken baskına uğrayan polislerimizi niye yazmadın?
*
Yazmadım.
Elim varmadı.
*
Çünkü...
3 sene önce
8 Nisan, Salı
Chelsea-Fenerbahçe maçı..
*
Yazmadım.
Elim varmadı.
*
Çünkü...
3 sene önce
8 Nisan, Salı
Chelsea-Fenerbahçe maçı..
*
Günün Sözü
"Herkes doğru insanı bulmak ister, yanılmamak için. Oysa kimse uğraşmaz, doğru insan olmak için."
7 Eylül 2011 Çarşamba
BİLMELİSİN Kİ
Bilmelisin ki .... Duvarda
asılı diplomalar insanı insan
yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki ... Aşk
kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki ....
Karşındakini kırmamak ve inançlarını
savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
BEŞ MAYMUN
Kafese
beş maymunu koyarlar, ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları
asarlar. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde
dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar. Her bir maymun aynı denemeye giriştiğinde
çok soğuk suyla ıslatılır, bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam
ıslanırlar.
ASIL FAKİRLİK
Günlerden bir gün bir baba ve zengin ailesi oğlunu köye götürdü.
Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini
oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.
Yolculuktan
döndüklerinde baba oğluna sordu,
"insanların ne
kadar fakir olabildiklerini gördün mü?"
"Evet!"
33 ADIMDA HAYATINIZI RENKLENDİRİN
Birden her şey çok kötü gitmeye başlar ve artık
hayatınızı güzelleştirmek için çözüm bulmakta zorlandığınızı hissedersiniz. Ama
endişelenmeyin. İngiliz Observer gazetesinin uzmanlara hazırlattığı reçete,
sevgilinizle ilişkinizden iş hayatınıza kadar pek çok konuda renkli ve
uygulanabilir çözümler sunuyor...
İlişkiler
1. Düzenli ve tutkulu bir ilişki yürütmenin en iyi
yolu dönem dönem hiçbir şey yapmamaktır. Kimse birbirine acı vermeden, biraz
ilişkiden uzaklaşın.
Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?
Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış. Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri. Şaşkınlıkla yüzüne bakarken Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?
Sonra da ilave etmiş.
Oto alım satımında gizli kazık
Bir tüketicinin açtığı dava üzerine Türkiye'de birçok bayinin 'trafik tescil işlemleri' adı altında haksız kazanç elde ettiği ortaya çıktı.
Hangi Şehrin Neyi Meşhur?
Sitenize yada Sunucunuza Ping Atma
PING bir sisteme sinyal yollayıp geri almaktır. Sitenize bir yazı yazdığınızda o yazının Google 'da çabuk indexlenmesi için ping siteleri aracılığıyla ping atmalısınız. Bunun için sizlere iki tane site ve buralardan nasıl ping atacağınızı anlatayım:
Günün Sözü
Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır, önüne sonsuz engeller yığacaklardır, fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın. Kendini büyük değil, küçük, zayıf, kimsesiz ve araçsız kabul ederek, hiç kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana "büyüksün" derlerse, bunu söyleyenlere gülüp geçeceksin.
(Mustafa Kemal Atatürk)
6 Eylül 2011 Salı
Dost
dost
matematiksel olmalı;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalı...
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalı...
1 testle 14 hastalık teşhis ediliyor
Alman bilim adamları, geliştirdikleri kan testiyle belirli moleküllere bakarak 14 ciddi hastalığı ortalama yüzde 90'lık doğruluk oranıyla teşhis etmeyi başardı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, sınavla müfettiş yardımcıları alacak.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yer alan duyurusuna göre sınav, 16-17 Nisan 2011 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek.
Öğretmen adaylarının atama sorunu, görmezden gelinerek, unutulamıyor!
Günün Sözü
"Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir düşmanlık besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kamil" mertebesine erersin."
4 Eylül 2011 Pazar
OKUMAYA DEĞER BİR HİKAYE
Öğretmen çocuklara Dünya’nın Yedi Harikası’nı yazmalarını ister. Gelen cevaplar;
1) Artemis Tapınağı
2) İskenderiye Feneri
3) Helyos Heykeli
4) Babil’in Asma Bahçeleri
5) Mausoleum
6) Zeus Heykeli
7) Piramitler
1) Artemis Tapınağı
2) İskenderiye Feneri
3) Helyos Heykeli
4) Babil’in Asma Bahçeleri
5) Mausoleum
6) Zeus Heykeli
7) Piramitler
Dünden Bugüne Türklerde Dil ve Din: Kur`anı Doğru Anlamak Cengiz Özakıncı Dil ve Din
En Güzel ''5 Doğa Alanı''
KAZ DAĞLARI
Avrupa, Sibirya ve Akdeniz bitki coğrafyalarının kesiştiği Kaz Dağları, çok sayıda nadir bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Homeros'un 'bin pınarlı İda' dediği Kaz Dağları'nda sayısız pınar ve otuza yakın akarsu var. Dağın Balıkesir'de kalan güney yüzü 1993'te milli park ilan edildi. Burada eşsiz doğal güzelliklerin yanı sıra Antandros da ziyaret edilebilir.

Avrupa, Sibirya ve Akdeniz bitki coğrafyalarının kesiştiği Kaz Dağları, çok sayıda nadir bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Homeros'un 'bin pınarlı İda' dediği Kaz Dağları'nda sayısız pınar ve otuza yakın akarsu var. Dağın Balıkesir'de kalan güney yüzü 1993'te milli park ilan edildi. Burada eşsiz doğal güzelliklerin yanı sıra Antandros da ziyaret edilebilir.
Sağlık Bakanlığı, kurumlar arası nakil yoluyla memur alacak
30 Ebe,
115 Hemşire,
5 Laborant,
46
85
125
10 Biyolog,
10 Çocuk Gelişimci,
10 Sosyal Çalışmacı,
16 Fizyoterapist,
20 Eczacı,
10 Diyetisyen,
6 Avukat,
4 Sosyolog,
10 Psikolog,
8 Odyolog,
8 Sağlık Fizikçisi
3 Mühendis (1 Elektrik/Elektronik,1 İnşaat,1 Makina),
35 Memur,
55 Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni,
25 Şoför,
7 Teknisyen,
10 İmam-Hatip,
10 Gassal ve
10 Hizmetli kadrosunun ilan edilmesi ve aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
GENEL BİLGİLER
1. Kurumlararası Naklen Atama Kurasına tabi olan unvan ve branşlar, il ve hizmet birimi itibariyle Personel Genel Müdürlüğünün internet sayfasında (http://personel.
2. Kurumlararası Naklen Atama Kurasına müracaat edenlerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümleri gereğince Bakanlığımızda münhal bulunan kadrolara atanabilecek durumda olmaları gerekmektedir.
3. Kuraya, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi en az 2 (iki) yıl Araştırma Görevlisi olarak çalışanlar ile “Yardımcı Doçent”, “Doçent” veya“Profesör” olarak çalışanlardan
4.
5. Teknik Hizmetler Sınıfı kadrolarına müracaat edenlerin, atanmak istediği unvan ve branşta halen çalışıyor veya daha önce çalışmış olması, atanacağı unvan ve branşa uygun diplomaya
6. Avukat, Sosyolog ve Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrolarına, halen aynı kadroda görev yapanlar,
Memur kadrosuna; halen Genel İdare Hizmetleri sınıfındaki kadrolardan birinde (Şoför kadrosunda görev yapanlar hariç) görev yapanlar,
Şoför kadrosuna; halen Şoför kadrosunda görev yapmakta olup en az lise mezunu ve 5 (beş) yıllık (B) sınıfı sürücü belgesine sahip olanlar,
İmam-Hatip kadrosuna; halen İmam-Hatip kadrosunda görev yapmakta olup en az İmam Hatip Lisesi mezunları,
Gassal kadrosuna; halen Gassal, İmam veya İmam-Hatip kadrosunda görev yapmakta olanlar,
Hizmetli kadrosuna; halen Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapmakta olanlar,
müracaat edebileceklerdir.
7. 2010 yılı Eylül ve 2011 yılı Şubat Dönemi Kurumlararası Naklen Atama Kurasına müracaat etmiş olup da yapılan kura sonucu atanmaya hak kazanmış olanlar ve ücretsiz izinde (askerlik, doğum, v.b.) olan personel 2011 yılı Eylül Dönemi Kurumlararası Naklen Atama Kurasına müracaatedemeyeceklerdir.
8. Aday memurlar, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’ üncü maddesinin (B) ve (C) bentlerine göre ve diğer Kanunlara tabi sözleşmeli olarak istihdam edilenler ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin II Sayılı cetvelindeki kadrolarda görev yapanlar, Kurumlararası Naklen Atama Kurasına müracaatta bulunamayacaktır.
Bu personel başvuru formu çıktısını gönderse de kuraya alınmayacaktır.
9. Tarım Bakanlığı Laborant Meslek Lisesi, Kimya Meslek Lisesi ve diğer Meslek Liselerinin Kimya Bölümü, Fen Edebiyat ve Fen Fakülteleri Kimya bölümü mezunları
10. Fizyoterapist, Diyetisyen, Psikolog, Biyolog, Sosyal Çalışmacı,
11. Şoför unvanına müracaat edip kura sonrası yerleştirmesi yapılanların, son 3 (üç) ay içerisinde tam teşekküllü Devlet Hastanesinden alınmış “Ambulans şoförlüğü yapmasında sakınca yoktur” ibaresini içeren “
12. Yukarıdaki usule göre, Bakanlığımıza naklen atanacaklardan Şoför unvanına atanacaklar 2 (iki) yıl, Şoför dışındaki unvanlara atanacaklar ise, 1 (bir) yıl boyunca mazeret tayinleri (eş ve
13. Bakanlığımıza Şoför unvanında atanacaklar 2 (iki) yıl boyunca Ambulans Şoförlüğü dışında başka bir görevde istihdam edilmeyecektir.
BAŞVURU İŞLEMLERİ
14. Müracaatta bulunmak isteyenler, öncelikle Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğü’nün http://personel.
15. Başvurular, 26/08/2011 - 09/09/2011 tarihleri arasında Personel Bilgi Sistemi (PBS) üzerinden yapılacaktır.
16. Kura başvuru formundaki; “Çalıştığı Kurum, Çalıştığı Kurumdaki Statüsü ve Çalıştığı Kurumdaki Kadro Unvan ve Branşı” kısımlarının eksiksiz ve doğru olarak doldurulması gerekmektedir.
17. Müracaat edenler, Personel Bilgi Sistemi (PBS) üzerinden başvuruları kesinleştikten sonra başvuru formunun çıktısını kendileri imzalayacak, halen görev yaptıkları kurum amirine tasdik ettirerek (onaylayanın adı, soyadı, unvanı belirtilecek) çıktının bir nüshasına, noter onaylı diploma örneği veya noter onaylı geçici mezuniyet belgesi ile halen görev yaptığı kurumdan alacağı tüm
hizmetlerini gösterir onaylı hizmet belgesini (İlk göreve başlama tarihi, kadro unvanı ve branşı, görev yaptığı süreçte kadro unvanı ve branş değişikliği olmuş ise kadro sınıfı, unvanı branşı ile, halen görev yaptığı unvan ve branşı, asil memurluğa atandığı tarih v.b. bilgileri içeren) ekleyerek en geç 14/09/2011 Çarşamba günü mesai bitiminde “
Noter onaylı belgeler ile onaylı hizmet belgesinin asılları gönderilecek, onaylı belgelerin fotokopileri kabul edilmeyecektir.
Ayrıca belgeleri eksik olanlar, belirtilen süre içinde başvurmayanlar, yanlış müracaatta bulunanlar, başvuru sahibi tarafından imzalanmayan, kurum amirine tasdik ettirilmeyen başvuru formları ile yapılan başvurular geçersiz sayılacaktır.
14/09/2011 tarihi mesai bitimine kadar Sağlık Bakanlığı Genel Evrak Şubesine başvuru formları ulaşmayanların müracaatları işleme alınmayacak ve PBS’deki başvuruları geçersiz sayılacaktır.
18. Müracaatlar, Kura komisyonu tarafından 14/09/2011 – 27/09/2011 tarihleri arasında incelenecek olup, yukarıda belirtilen şartları taşımayanların talepleri değerlendirmeye alınmayacaktır.
Kura sonucu yerleşenlerden ilanda belirtilen şartları taşımadığı anlaşılanların atamaları yapılmayacak, sehven yapılmış olsa dahi iptal edilecektir.
19. İlan edilen kadrolara naklen atanmak için usulüne uygun olarak müracaat edip, müracaatları uygun görülenlerin yerleştirme işlemleri 29/09/2011 Perşembe günü noter tarafından bilgisayar ortamında kura ile yapılacaktır. kura yeri ve saati ise Personel Genel Müdürlüğü internet sitesinde (http://personel.saglik.gov.tr) daha sonra ilan edilecektir.
Yaşamdan Kesitler
Yarım somunun var mı?
Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
Keyfine bak:En hoş dünyası olan sensin...
Bir ufak da evin?
Kimselerin kulu kölesi değil misin?
Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya?
Keyfine bak:En hoş dünyası olan sensin...
Tabiat Eczahanesinden Kekik
Bardak
Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :
"Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"
'50gm!' ... '100gm!' ...'125gm' diye öğrenciler yanıtladı.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem," dedi profösör,
"Ama, benim sorum şu ki "Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
'Hiçbir şey' …..diye yanıtladı öğrenciler.
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :
"Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?"
'50gm!' ... '100gm!' ...'125gm' diye öğrenciler yanıtladı.
"Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem," dedi profösör,
"Ama, benim sorum şu ki "Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?"
'Hiçbir şey' …..diye yanıtladı öğrenciler.
Günün Sözü
"Ne
garip.. Sevdiğimiz insanın her yalanında bir doğru, Sevmediğimiz insanın her
doğrusunda bir yalan ararız.."
3 Eylül 2011 Cumartesi
Hayat der ki ;
Sevdiklerinizi artı ve eksileri
ile kabul etmeyi öğrenmedikçe ,
sevmeyi ve sevilmeyi beklemeyin...
Yoksa sevmenin lezzetine varamayacak,eleştirmekten sevmeye vakit bulamayacaksınız....
Ve hayat der ki;
dostluk ipekten bir gömlek gibidir...
Onu taşımayı bilemezseniz sırtınızdan kayıverecektir...
Sırtında dost gömleği olmayan yürekler hep üşürler..
sevmeyi ve sevilmeyi beklemeyin...
Yoksa sevmenin lezzetine varamayacak,eleştirmekten sevmeye vakit bulamayacaksınız....
Ve hayat der ki;
dostluk ipekten bir gömlek gibidir...
Onu taşımayı bilemezseniz sırtınızdan kayıverecektir...
Sırtında dost gömleği olmayan yürekler hep üşürler..
İşte Avukatlık :))
Adam avukatına giderek, dert yanmış;
- Avukat bey, arkadaşıma 100 milyon borç vermiştim.Borcunu inkar ederek, ödemiyor.
- Elinizde herhangi bir delil, şahit var mı?
...- Maalesef yok.
- O zaman size borcu olan 500 milyonu ödemesini istediğiniz bir mektup yazıp, gönderin.
- Ama bana sadece 100 milyon borcu var..
- İyi ya. O da size ''sana sadece 100 milyon borcum vardı.500 milyon nereden çıktı ?'' diye yazacaktır.
Aradığımız delil bu..! :))
- Avukat bey, arkadaşıma 100 milyon borç vermiştim.Borcunu inkar ederek, ödemiyor.
- Elinizde herhangi bir delil, şahit var mı?
...- Maalesef yok.
- O zaman size borcu olan 500 milyonu ödemesini istediğiniz bir mektup yazıp, gönderin.
- Ama bana sadece 100 milyon borcu var..
- İyi ya. O da size ''sana sadece 100 milyon borcum vardı.500 milyon nereden çıktı ?'' diye yazacaktır.
Aradığımız delil bu..! :))
Meclis'in internet sitesinde yapılan değişiklikle artık milletvekillerinin tüm bilgilerine ulaşmak mümkün
Yeni uygulamada, tbmm.gov.tr sitesi üzerinden yapılan aramayla vekillerin seçim bölgesi, mensup olduğu parti, TBMM'deki odasının adresi, telefon, faks numaraları ile elektronik posta adresine ulaşılabiliyor.
Sayfada, milletvekilinin hükümette ya da komisyonlarda görevi varsa bu bilgilerle özgeçmişleri de bulunuyor.
Çok İlginç!
Bir ignliiz üvnsertsinede ypalın arşaıtramya gröe,
kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş.
Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış.
Ardakai hfralerin srısaı krıaşık oslada ouknyourumş.
Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil btüün oalark oykuorumuşz.
Bakın nasıl da düzgün okudunuz, ilginç değil mi?
kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş.
Öenlmi oaln brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış.
Ardakai hfralerin srısaı krıaşık oslada ouknyourumş.
Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil btüün oalark oykuorumuşz.
Bakın nasıl da düzgün okudunuz, ilginç değil mi?
3G'li telefonla konuşmak, mikrodalga fırına kulak tutuluyormuş gibi
Prof. Çerezci'ye göre 3G'li telefonla konuşmak,
mikrodalga fırına kulak tutuluyormuş gibi beyne elektro manyetik dalgalarla
zarar veriyor.
Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Çerezci, son yıllarda daha fazla maruz kalınan elektromanyetik radyasyonun insan sağlığını olumsuz etkilediğini iddia etti.
Sakarya Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Osman Çerezci, son yıllarda daha fazla maruz kalınan elektromanyetik radyasyonun insan sağlığını olumsuz etkilediğini iddia etti.
Mutlu bir evliliğe sahip olmak için 10 altın kural niteliği taşıyan aşağıdaki maddeleri uygulamaya ne dersiniz?
1. Aynı zamanlarda sinirli olmayın: Çiftlerin aralarında bazı anlaşmazlıkların olması ve zaman zaman ufak tartışmaların yaşanması elbette ki çok doğal. Ancak önemli olan tarafların aynı zamanlarda çok sinirli ve fevri hareket etmemeleri olsa gerek. Eğer eşiniz sinirliyse siz alttan almaya çalışın. Bir daha geri dönüşü olmayan sözlerden ve hareketlerden kaçının. Haklı olsanız bile ortamın sakinleşmesini bekleyin ve bir süre sonra düşüncelerinizi ılımlı bir ses tonuyla belirtin. Hem böylece istediklerinizi yaptırma şansınız daha da artacaktır. Unutmayın ki tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır diye boşuna söylememişler...
2. Birbirinize bağırmayın: Bir tartışma esnasında o sesini yükseltti diye siz de sakın bağırmaya başlamayın. Bağırmak hiçbir şeyi çözmeyecektir. Sadece durumun biraz daha karışmasını ve hatta sarpa sarmasını sağlar o kadar. İki taraf da aynı anda birbirine bağırıp, çağırırsa sadece gürültü çıkarmış olursunuz. Sesinizi hiçbir koşulda eşinize karşı yükseltmeyin. Sevgiden önce aranızdaki saygıyı koruyabilirseniz uzun yıllar süren mutlu bir evliliğiniz olur.
2. Birbirinize bağırmayın: Bir tartışma esnasında o sesini yükseltti diye siz de sakın bağırmaya başlamayın. Bağırmak hiçbir şeyi çözmeyecektir. Sadece durumun biraz daha karışmasını ve hatta sarpa sarmasını sağlar o kadar. İki taraf da aynı anda birbirine bağırıp, çağırırsa sadece gürültü çıkarmış olursunuz. Sesinizi hiçbir koşulda eşinize karşı yükseltmeyin. Sevgiden önce aranızdaki saygıyı koruyabilirseniz uzun yıllar süren mutlu bir evliliğiniz olur.
Osmanlı'da Bedestenler
Bir devleti canlı organizmaya benzetirsek, o devletin hayatta kalması için, solunum sisteminden, boşaltım ve dolaşım sistemine kadar çok sayıda fonsiyonun birlikte icra edilmesi gerekir. Bu açıdan baktığımızda, Osmanlı Devleti sadece dinî hayat askerlik ve eğitim ile değil, köklü ticarî gelenek ve müesseseleriyle de öne çıkmıştır. Altı yüz yıllık Osmanlı tarihinde, devleti idare edenlerin sadece kışla, kale, medrese ve camiler inşa ettirmediğini, ticarî hayatı geliştirmek ve yönlendirmek için şuurlu bir şekilde kervansaraylar, hanlar, bedesten ve çarşılar da inşa ettirdiklerini görüyoruz. Geniş bir coğrafyada hüküm süren Osmanlı’da ticarî malların toplandığı, değerlerinin tespit edildiği ticaret merkezi ve borsa olarak bedesten ve han modelleri ortaya çıkmıştır. Bu modeller kuruluş döneminde, önce Bursa ve Edirne’ye; sonra geliştirilerek İstanbul ve bütün ülke geneline yayılmıştır. Bedesten; “çarşı, borsa, ticaret merkezi” mânâlarına gelmektedir. Arapça ve Farsçada kullanılan “bezzasistan, bezistan” (bez kumaş alınıp satılan yer) kelimesinden gelmektedir. Bedestene kale içi mânâsına gelen “kayseriyye” de denmiştir. Bedesten şehirler arası ve milletler arası ticaretin yapıldığı yerdir ve her zaman, şehirlerin ticaret merkezi hükmünde olmuştur. Bu yönleriyle de bedestenler, şehrin en önemli yapıları arasında yer alır.
Medya ve Göze Dayalı Kültür
İnsana, hayatını devam ettirebilmesi için, fizikî âlemle irtibatını sağlayacak çeşitli vasıtalar bahşedilmiştir. Bu vasıtaların önde geleni, görüntü sinyallerinin beyne iletilmesinde rol alan gözdür. Göz, nesnelerin ne olduklarını ilk algılama sürecinde rol alan önemli organların başında gelir. Buradan yola çıkılacak olursa görme, bir bilgi-işleme ameliyesi ile beyinde ortaya çıkarılan neticedir. ‘Görmenin teknik ve anatomik’ yönlerinin yanında, ‘neyi, nasıl görmeli’ meselesiyle görmenin fert ve toplum üzerindeki tesiri de incelenmeye değer konulardandır.
Osmanlı Barışı (Pax Ottomana)
Farklı Boyutlarıyla İnsan
Her insan farklı şeylere karşı, farklı derecelerde merak hissiyle donatılmıştır. İlmî araştırma yapmada mühim bir güç kaynağı olan ‘merak edilen şeyi anlama isteği’; ‘İnsanın mâhiyeti ve tabiatı nedir, insan modellenerek anlaşılabilir mi, insanı kaç değişik boyuttan tanımlayabiliriz, insanın varoluşunu anlamayı mümkün kılan faktörler (değişkenler) nelerdir, sağlıklı ve huzurlu bir hayat sürebilmenin asgarî şartları nelerdir?’ gibi soruların cevabını bulmada da farklı insanlarda değişik derecelerde cazibe oluşturur.
Gizli Vadi
Çayırlarında yabani atlar koşuşturuyor, rüzgârı adaçayı ve kekik kokuları taşıyor. Gündüz kuşlar şakıyor, gece yırtıcılar avlanıyor. Efsanevi sedirler orada hâlâ binlerce yıllık nöbetlerinde. Antalya’nın Elmalı ilçesinde, Batı Toroslar’ın yükseklerinde saklı Çığlıkara Tabiatı Koruma Alanı uzak, ıssız ve yabani…
İnsan Karşısından Beklediği Güzel Ahlaka Önce Kendi Sahip Olmalıdır
Her insanın zihninde ‘iyi ve ideal bir insan modeli’ vardır. Sevdiği, birlikte vakit geçirdiği, arkadaşlık ettiği tüm insanlarda bu güzel ahlakı görmek ister. Ancak bazı kişilerin üzerinde pek durmadığı konu ise, ‘diğer insanların da onda aynı ideal insan modelini arıyor olabilecekleri’dir.
Her insanın karşısındaki kişide aradığı ve istediği ideal bir insan modeli vardır. Bu istekler şöyle sıralanabilir:
Çok anlayışlı, olgun, dengeli, tutarlı, sağlam karakterli, vefalı, dürüst olması.
Her ne olursa olsun hiç kızmayan, öfkeye kapılmayan, kırıcı sözler söylemeyen, alttan alan, sabırlı, affedici, hoşgörülü olması.
Her insanın karşısındaki kişide aradığı ve istediği ideal bir insan modeli vardır. Bu istekler şöyle sıralanabilir:
Bedelsiz söz - Ece Temelkuran
Sanılanın aksinedir; söz, semaya karışmaz. Söz, semaya karışıp yok olmaz. Görünmez bir yerinde dünyanın, havanın içinde perdelenerek durur. Söz, uçmaz aslında; asılı durur havada.
Sözcükleri savurmanın da bir bedeli vardır.
Öyle sözler vardır ki bedelini söyleyen öder. Tek başına öder.
Söz yanmaz
"En el hak" dersin mesela, kül olur gözlerin. Sözlerin gelip gözlerinin üzerine durmuştur. Sözlerini yakmak için gözlerini yakarlar. Söz yakılamadığı için gözlerini yakarlar.
Bir söz söylenir. Bir atlı atına biner, koşar bulutların içinden. Sözü bir yere iletmek ister. Söz, taşınan bir şeydir, insanın koynunda, kalbinde, aklında. Yolda durdurup ciğerini oyarlar atlının. Sözü çıkaramadıkları için insandan, bazen kalbini çıkarırlar.
Sözcükleri savurmanın da bir bedeli vardır.
Öyle sözler vardır ki bedelini söyleyen öder. Tek başına öder.
Söz yanmaz
"En el hak" dersin mesela, kül olur gözlerin. Sözlerin gelip gözlerinin üzerine durmuştur. Sözlerini yakmak için gözlerini yakarlar. Söz yakılamadığı için gözlerini yakarlar.
Bir söz söylenir. Bir atlı atına biner, koşar bulutların içinden. Sözü bir yere iletmek ister. Söz, taşınan bir şeydir, insanın koynunda, kalbinde, aklında. Yolda durdurup ciğerini oyarlar atlının. Sözü çıkaramadıkları için insandan, bazen kalbini çıkarırlar.
ECDAD MİRASLARIMIZ- Gümülcine’de Poşpoş - Postuboş Baba Tekkesi
Sözünü edeceğimiz bu altı asırlık tarihi tekke Gümülcine’nin batı semtinde Hacı İpekçi mahallesi civarındadır.
Sohbetimize başlarken, önce tekkeler hakkında kısa bilgi vermeye çalışalım.
Tekke kelimesinin aslı Farsça “Tekye”dir. Halk dilinde galatlaşarak tekke olarak telaffuz edilmektedir. Sözlük anlamlarına gelince:
a-Dervişlerin ve ilim aşıklarının meskeni, barınağı, sığınağı ve mabedi.
b-Fikir veya ders için toplanılan yer.
c-Sosyal anlamda; aç ve açıkta kalmışlara, yolda kalmışlara ve yoksullara kucak açan, çaresizlerin dertlerine manevi güç ve moral yeri.
d-Misafirhanesi, aşhanesi, mescit ve sebili, hatta hamamı ile insanlığa hizmet veren müessese.
Tekke kelimesinin aslı Farsça “Tekye”dir. Halk dilinde galatlaşarak tekke olarak telaffuz edilmektedir. Sözlük anlamlarına gelince:
a-Dervişlerin ve ilim aşıklarının meskeni, barınağı, sığınağı ve mabedi.
b-Fikir veya ders için toplanılan yer.
c-Sosyal anlamda; aç ve açıkta kalmışlara, yolda kalmışlara ve yoksullara kucak açan, çaresizlerin dertlerine manevi güç ve moral yeri.
d-Misafirhanesi, aşhanesi, mescit ve sebili, hatta hamamı ile insanlığa hizmet veren müessese.
Dilde Hüzün Var Şimdi
Zihnimizdekileri en iyi yansıtan vasıta dil olduğu için “Dil, zihnin aynasıdır.” denilmiştir. Her insan, mensubu olduğu milletin dilini, doğduğunda hazır bulur. Dil, benliği kimliğe; ferdî kimlik ve kişiliği, millî kimlik ve şahsiyete dönüştüren oldukça mühim bir vasıtadır. Ferdî benlik, değer hükümlerimizi, kanaatlerimizi ve kabiliyetlerimizi yansıtır. Ferdin sahip olduğu cüz’i benlik, toplumla uyum sağladığında millî benliğe dönüşür. Her fert, âzâsı olduğu cemiyetin genel özelliklerini de taşır. Ferdin kendini tanımasına yönelik değerlendirmelerini ihtiva eden kelime ve kavramlar, dille ifade edilir. Hüviyet ve şahsiyetiyle cemiyetin bir parçası olan fert, cemiyetteki çeşitli faaliyetleriyle, millî kimliğe ulaşır. Bir milletin ortak değerleriyle oluşan millî kimlik, fertte ortak his ve düşünceler hâsıl eder. Bu değerler, dil aracılığıyla düşüncemizde şekillenerek davranışlarımıza yansır. Dil, insana mensubu olduğu millete kuvvetli bir aidiyet hissi kazandırır. Anne karnında iken pasif, doğduktan sonra da aktif şekilde münasebete girdiğimiz ve konuşmaya başladığımız ana dil; kültür, edebiyat ve medeniyetin temel unsurlarından biridir.
Öjenizm
Bir toplumun ırkî “niteliği”ni sun’î yollarla iyileştirme düşüncesi eskidir. Tarihçiler daha Eflatun’da bunu tespit eder.1 Fakat öjenizm kavramı 1880’lerde şekillendi. Darwin’in kuzeni Francis Galton (1822-1911) kendince “en güçlü ırklar”ın sistematik olarak daha da geliştirilmesi taraftarıydı. Ona göre insan nitelikleri ırsî idi; toplumun seviyesini yükseltmek için, hayvan yetiştiricileri gibi, seçici üretimle “iyi” fertlerin artmasını teşvik etmek, “kötü” fertlerin çoğalmasını yavaşlatmak (hattâ durdurmak) gerekiyordu. Fakat Galton’un esas projesi sosyal ve siyasiydi. 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında öjenizm mesafe katetti; ABD ve Avrupa’da dernekler kuruldu. ABD’de “zayıflar”ın kısırlaştırıldığı görüldü; Naziler sözde “Âri ırkını” korumak için çok uç noktalara gitti. Bugün öjenizm sinmiş gözükse de, geçmişte tesirli olduğu ülkelerden hâlâ ırkçı sesler duyuluyor, ve genetikteki gelişmeler de yeni bir öjenizme kapı açıyor.
Eğitim Mekanlarında Gürültü
Oğlumun okuluna gitmem gerektiğinde, bunu teneffüs zamanlarına denk getirmemeye dikkat ediyorum. Çünkü öğrencilerin hepsi enerji dolu, kıpır kıpır. Teneffüs zili çaldı mı, onları durdurabilene aşk olsun! Onlar bu yaşlarda ne gürültünün farkındalar, ne de bundan zarar gördüklerinin. Fakat öğretmenler için aynı şeyi söyleyemeyiz. Zîrâ çocukların okul bahçesindeki cıvıl cıvıl sesleri, koridor ve sınıflarda gürültüye dönüşüyor. Bunun sebebi, sınıf ve koridorlar başta olmak üzere kapalı mekânların akustik açıdan uygun tasarlanmamış ve inşa edilmemiş olmalarıdır. Hatırlıyorum; benim lise yıllarımda da böyleydi.
THALES
THALES
Ona en güç şey diye sormuşlar.
Kendini tanımak demiş.
En kolay şey nedir? demişler.
Başkasına öğüt vermek, demiş.
Az görülen bir şey nedir? Demişler.
Zorba bir hükümdarın yaşlanmışı,demiş.
Ona en güç şey diye sormuşlar.
Kendini tanımak demiş.
En kolay şey nedir? demişler.
Başkasına öğüt vermek, demiş.
Az görülen bir şey nedir? Demişler.
Zorba bir hükümdarın yaşlanmışı,demiş.
Günün Sözü
Dünyanın
Neresinde Olursa Olsun, Haksız Yere Birisinin Suratına Atılan Tokadı, Kendi Suratında Hissetmeyen Kişinin İnsanlığından Şüphe
Ederim..
2 Eylül 2011 Cuma
Arıların Sırlı Dünyası
Üzerinde en fazla araştırma yapılan böceklerden biri de arılardır. Arılar; bitkilerin tozlaşması ve çeşitli arı ürünleri için yetiştirilir. Bal arıları, koloni hâlinde yaşayan ve muhteşem bir cemiyet hayatına sahip kılınmış böceklerdir. Bu sosyal yapıda, insanların ancak akıl ve deneme-yanılma yoluyla buldukları mükemmel bir işleyişi, arılar yaratıldıkları günden beri sergilemektedir. |
Mevlânâ'da İnsan Sevgisi
Hümanizm’ kelimesi, ‘insan sevgisi’ mânâsında ilk defa Romalı düşünür Cicero (MÖ 106-43) tarafından telâffuz edilir. Fakat kelimenin yaygın olarak kullanılması 16. yüzyılın sonlarına doğru olur. ‘Aydınlanma devri’ filozoflarıyla felsefî mânâ kazanarak bir dünya görüşü hâline gelen hümanizm, bütün problemlerin insandan başka kaynağa müracaat etmeden çözülebileceğini savunan, insanı tek ölçü koyucu olarak merkeze oturtan, dolayısıyla din ve Allah inancını tamamıyla dışlayan bir görüştür. Ateist, materyalist ve Marksist akımlar genellikle kendilerini hümanist olarak vasıflandırır.
Gönlü Allah aşkı ile dolu olan ve bu aşkın topluma yansımasıyla problemlerin çözülebileceğine inanan Mevlânâ’yı bu mânâda hümanist olarak tanıtmak yanlıştır. Çünkü Mevlânâ’nın fikirlerinin temelinde ‘ilâhî aşk’, ‘gerçek kulluk’, ‘tolerans’ ve ‘hoşgörü’ bulunmaktadır. Bununla birlikte hümanizm günümüzde -bilhassa Türkiye’de- felsefî mânâsının dışında tolerans ve hoşgörü kelimelerinin karşılığı olarak da kullanılmaktadır.
Gönlü Allah aşkı ile dolu olan ve bu aşkın topluma yansımasıyla problemlerin çözülebileceğine inanan Mevlânâ’yı bu mânâda hümanist olarak tanıtmak yanlıştır. Çünkü Mevlânâ’nın fikirlerinin temelinde ‘ilâhî aşk’, ‘gerçek kulluk’, ‘tolerans’ ve ‘hoşgörü’ bulunmaktadır. Bununla birlikte hümanizm günümüzde -bilhassa Türkiye’de- felsefî mânâsının dışında tolerans ve hoşgörü kelimelerinin karşılığı olarak da kullanılmaktadır.
Eğer
Eğer,
bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
One Grave at a Time by Jeaniene Frost
Item specifics - Fiction & Literature Books | ||||||||||||||||||||||
|
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







